Coğrafi keşifler Orta Çağ Avrupa’sında insanların bütün dünyası yaşadıkları bölge ile sınırlıydı. Daha sonra toplumların ilerlemesi hem karada hem de denizde ticaretin gelişmesi Avrupalıların çevrelerindeki dünyaya merak duymasına yol açtı. Pusulanın kullanımı, harita tekniklerinin gelişmesi ve okyanusa daha dayanıklı gemilerin yapılması sonucunda denizciler, okyanuslara daha rahat açılmaya başladı.

Coğrafi keşifler ile Amerika gibi yeni kıtalar bulundu, okyanuslar hakkında birçok yeni bilgiye ulaşıldı. Dünya’nın yuvarlak olduğu, kendi etrafında ve Güneş’in etrafında döndüğü, evrenin merkezi olmadığı fark edildi. Bu döneme kadar Dünya’nın düz olduğunu belirten kilise ve din adamlarına duyulan güven sarsıldı. Keşifler sonunda sömürge imparatorlukları kuruldu. Keşfedilen bölgelerden edinilen altın, gümüş gibi değerli madenleri Avrupa’ya getiren tüccar kentliler zenginleşti. Ayrıca Coğrafi keşifler sonunda doğaya, güzel sanatlara, edebiyata, bilimsel gelişmelere ilgi artmaya başladı.

Keşiflerin temel nedeni, Avrupalı ülkelerin kendilerinde bulunmayan değerli maden, ipek ve baharat gibi ürünler için daha ucuz bir yol bulma çabalarıydı. Bu ürünlerin Osmanlı Devleti üzerinden sağlanması, vergiler nedeniyle Avrupa’ya pahalıya mâl oluyordu. Coğrafi keşiflerle Ümit Burnu ve Hindistan’ın batı kıyıları keşfedildi. Böylece Avrupa için Osmanlı topraklarının kullanılmasına alternatif bir yol oluştu. Bu yolun kullanılması, Osmanlı Devleti’nin elinde bulundurduğu İpek ve Baharat yollarının önemini yitirmesine neden oldu. Aynı şekilde, Akdeniz Limanları da eski önemini yitirdi.

Ticaret yollarının önemini yitirmesi, Osmanlı Devleti’nin vergi gelirlerinin azalmasına neden oldu. Bu değişimi önlemek isteyen Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlere bazı kapitülasyonlar verdi. Vergi kolaylığı sağlayan kapitülasyonlar, Avrupalı tüccarları Türkler karşısında ayrıcalıklı hâle getirdi. Tüm bunlar Osmanlı Devleti’nde ekonominin bozulmasını ve Avrupa karşısındaki maddi çöküşünü başlatmıştır.

Osmanli Doneminde Orta Cag Avrupa’sindaki Cografi Kesifler

Rönesans
15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa’da yaşanan bilim, sanat, edebiyat ve felsefe alanlarındaki
canlanma; “yeniden doğuş” anlamındaki Rönesans kavramıyla anıldı.

Rönesans’ın bazı nedenleri şunlardır:
• Kâğıt ve matbaanın kullanımı ile okuma yazmanın gelişmesi, çoğaltılan kitaplar
aracılığıyla yeni düşüncelerin hızla yayılması
• Coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen tüccarların bilim adamlarını, sanatçı ve
düşünürleri desteklemeye başlamaları
• Eski Roma ve eski Yunan kültürünün incelenmesiyle o döneme ait düşüncelerin de
canlanması.

İtalya’da başlayan ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde etkili olan Rönesans, kültürel birçok yeniliğin yaşandığı bir dönem oldu. Rönesans’ın temellerini insanı merkez olarak alan
hümanizm görüşü oluşturdu. Hümanizm, insana yaraşır bir yaşama ancak insanın kendi
aklıyla ve çabasıyla ulaşabileceğini savunuyordu.
Osmanlı Devleti, Rönesans’tan en çok etkilenen devletlerden olmuştur. Orta Çağ boyunca
bilime ve sanata yön veren Osmanlı Devleti, Rönesans’ı takip edememiş, bilim ve sanatta
Avrupalı devletlerin gerisinde kalmıştır. Önemli toprak kayıplarının yaşanması ve ekonomik
sıkıntıların artmasıyla bu durumu fark eden Osmanlı Devleti, çözümü ıslahatlar yapmakta
bulmuştur. İlk olarak Avrupa’nın önemli merkezlerine elçiler gönderilmiştir. Kâğıt, kumaş ve çini imalathaneleri açılmıştır. Önemli eserlerin tercüme çalışmaları yapılmış, matbaa ve
kütüphaneler açılmıştır. Avrupa mimarisi örnek alınarak çeşitler eserler yapılmıştır. Batılı
tarzda okullar ve kurumlar açılmıştır. Islahatlar padişah ve devlet insanları tarafından yapılmış, halkın ıslahatlar konusunda bir isteği ve desteği olmamıştır. Bu nedenle, Avrupa ile Osmanlı Devleti arasındaki açılan farkı kapatma çabaları yetersiz kalmıştır.

Reform
Orta Çağ’ın ilk yıllarından itibaren, Haçlı Seferlerindeki başarısızlıklar, coğrafi keşifler ile
kilisenin savunduğu bilgilerin yanlış olduğunun anlaşılması ve din adamlarının yetkilerini farklı amaçlarla kullanması Katolik kilisesine duyulan güvenin yitirilmesine sebep oldu. Kilise merkezli düşünce yerine, Rönesans’ın özünü oluşturan insan merkezli düşüncenin gelmesi sonucu, kilise ve öğretileri dâhil, hayata dair her şey sorgulanmaya başladı.

Osmanli Doneminde Orta Cag Avrupa’sindaki Cografi KesiflerBir rahip olan Martin Luther, Roma’yı ziyareti sırasında Katolik kilisesinin yanlışlarını gördü ve 95 maddelik bir bildiri hazırladı. Luther, bu maddelerde kilisenin yanlışlarını vurguluyor ve nasıl düzeltilmesi gerektiğinden söz ediyordu. Para ile günah çıkarma anlamına gelen Endüljans olayını eleştiriyordu. Martin Luther öncülüğünde Katolik kilisesindeki yozlaşmalara karşı, Katolikliği eski hâline döndürmeyi amaçlayan bir hareket başlatıldı. Bu harekete “yeniden şekil vermek” anlamına gelen Reform adı verildi. Reform, 16. yüzyılda Almanya’da başladı ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerine de yayıldı.

Reform hareketlerinin bazı önemli sonuçları şunlardır:
• Avrupa’da Hristiyan mezhep birliği parçalandı. Reformdan sonra Protestanlık, John
Kalven önderliğinde Kalvenizm mezhebi ve Katolik, Protestan ve Kalvenizm mezheplerinin
birleşiminden Anglikanizm mezhebi ortaya çıktı.
• Katolik Kilisesi yeni düzenlemeler, yani bir tür reform yapmak zorunda kaldı.
• Dinin etkisinden uzaklaşan eğitim, kilisenin kontrolü altında olmaktan çıktı.
• Papalık sistemi eski itibarını kaybetti. Katolik kilisesi ile ilgili yapılan yeni düzenlemelerde,
Papa’nın yetkileri sınırlandı.
• Avrupa’da mezhep savaşları başladı.

Yaşanan mezhep savaşları Osmanlı Devleti’nin yararına olmuş, birçok yeri fethetmesini
kolaylaştırmıştır. Topraklarında yaşayan gayrimüslimlere din ve inanç özgürlüğü sağlandığı
için, Osmanlı Devleti bu süreçten toplumsal açıdan etkilenmemiştir.

Aydınlanma Çağı
Rönesans ve Reform hareketlerinin bir sonucu olarak 17. ve 18. yüzyıllarda bilim ve düşünce dünyasında büyük gelişmeler yaşandı. Bu dönem Aydınlanma Çağı olarak adlandırıldı. Aydınlanma Çağı’nda gözlem ve deneye önem veren, doğadaki her olayın akla başvurarak açıklanabileceği düşüncesini temel alan yeni bir yaklaşım gelişti. Bu yaklaşım geleneksel bilim anlayışını tamamen değişmesine neden oldu ve bilimsel gelişmelere ortam hazırladı.

Osmanli Doneminde Orta Cag Avrupa’sindaki Cografi Kesifler

Aydınlanma Çağı’nda matematik, fizik, kimya ve biyoloji alanlarında önemli bilimsel gelişmeler oldu. Isaac Newton (Nivton, 1642-1727), matematik ve fizik alanında çalışmalar yaptı, yer çekimi yasasını buldu. Robert Boyle (Boyl, 1627-1691), kimyadaki çalışmalarıyla
elementin tanımını yaptı. Devlet, din ve eğitim, aklın ilkelerine göre düzenlenmeye çalışıldı. Özellikle eşitlik ve özgürlük kavramları en çok tartışılan konular oldu. Bu dönemde yaşayan düşünürlerden Montesquie (Monteskiyö, 1689-1755), insanların özgür olması gerektiğini savundu ve anayasaya dayalı krallık rejimini ileri sürdü. Jean Jacques Rousseau (Jan Jak Ruso, 1712-1778), yönetme hakkının krala değil, halka ait olduğunu belirtti.

Sanayi Devrimi
Aydınlanma Çağı’nın getirdiği bilimsel yenilikler ve modern bilimin gelişimi ile birlikte,
teknolojide de gelişmeler görülmeye başlandı. Bu teknolojik gelişmelerin, üretim alanlarına
uygulanmasıyla Sanayi İnkılabı’nın temelleri atıldı.
İngiltere’de 18. yüzyılda James Watt’ın (Ceymis Vat, 1736 – 1819) , buhar gücüyle çalışan
makineyi icat etmesiyle Sanayi İnkılabı da başlamış oldu. İngiltere’de başlayan ve kısa sürede tüm Avrupa’ya ve Amerika’ya yayılan bu gelişmelerle birlikte üretim, ulusal olmaktan çıktı ve uluslararası bir boyut kazandı.

Osmanli Doneminde Orta Cag Avrupa’sindaki Cografi KesiflerAvrupa’da bunlar yaşanırken Osmanlı Devleti’nde üretim küçük atölyelerde yapılıyordu. Üretim ve maliyet dengesini sağlayamayan Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerle rekabet edemez oldu.
Avrupalıların ham madde kaynağı ve mallarını satacağı bir pazar hâline geldi. Osmanlı  devleti, fabrikaların açılması ve kalkınma yönünde girişimlerde bulunmasına rağmen,
siyasi ve ekonomik nedenlerle bu girişimlerde başarılı olamadı.

Fransız İhtilali
Fransa’da mutlak monarşinin, orta sınıfın başlattığı, halk hareketiyle yıkılarak, yerine
cumhuriyetin kurulması olayı Fransız İhtilali olarak tanımlanmaktadır. Avrupa’da gerçekleşen Rönesans, Reform ve Aydınlanma Çağı ile özgür düşünce fikri yayılmış, halkın eğitim seviyesi yükselmiş ve Katolik Kilisesi’nin insanlar üzerindeki baskısı azalmıştır. Özgürlük, adalet, insan hakları konularında halkın bilinç seviyesi yükselmiştir. Bu gelişmeler beraberinde kraliyete ve kiliseye olan güvenin ve bağlılığın azalmasına neden olmuştur. Ayrıca 1789 yılında Fransa ekonomisinin bozulması ve Kral XVI Louis’in vergileri arttırmak istemesi üzerine parlamento toplanma kararı almıştır. Halkın temsilcileri, kralın yetkilerinin kısıtlanması, vergilerin azaltılması ve halkın yönetimde söz sahibi olması gerektiğini söylemişlerdir. Ancak bu isteklerin Kral XVI Louis tarafından kabul edilmemesi üzerine halk monarşiye karşı ayaklanmıştır. Bu ayaklanma ihtilale dönüşmüş ve “İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi” ilan edilmiştir.

Bu bildirgeye göre;
• Tüm insanlar eşit doğar, eşit yaşama hakkına sahiptirler.
• İnsanların zulme karşı direnme ve güvenlik ve özgürlük hakları vardır.
• Her türlü egemenlik esas olarak milletindir.
• Hiç kimse dinî ve sosyal inançları yüzünden kınanamaz.
• Her vatandaş özgürce konuşabilir, yazabilir ve yayında bulunabilir.

Dünyaya yayılan milliyetçilik fikri, Osmanlı Devleti gibi çok uluslu olan devletleri olumsuz
etkiledi. Osmanlı Devleti’ne bağlı olan bazı milletler, milliyetçilik fikrine kapılarak kendi
bağımsız devletlerini kurmak istediler. Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını önlemek isteyen ve Fransız İhtilali’nden etkilenen bazı Osmanlı aydınları sayesinde demokrasi hareketleri başladı.
Bu sayede 1839’da Tanzimat Fermanı ilan edildi. Sonrasında da Müslüman olmayan Osmanlı
halkının devlete bağlılıklarını artırmayı amaçlayan Islahat Fermanı yayınlandı. Fermanlar
beklenen etkiyi yaratamadı; Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan ve Arnavutluk Osmanlı Devleti’nden ayrıldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here