Beylikten Cihan Devletine
Osmanlı Devleti’nin Doğuşu
Malazgirt Savaşı’ndan sonra birçok Türk boyu ile beraber Anadolu’ya gelen Kayılar, Türkiye
Selçuklu Devleti’nin sınırını Bizanslılara karşı korumak amacıyla uç beylik olarak Söğüt ve
Domaniç’e yerleştirildi. O sırada Kayı boyunun başında Ertuğrul Gazi bulunuyordu. Ertuğrul
Gazi’nin ölümüyle oğlu Osman Bey başa geçti. Osman Bey’in düzen ve adaleti sayesinde,
farklı yerlerden gelen Türk göçleriyle beyliğin nüfusu ve gücü arttı. Osmanlı Devleti günden
güne büyüyüp güçlenirken, Bizans taht kavgaları yaşıyordu ve güç kaybediyordu. Bunu
fırsata dönüştüren Osman Bey, Bizans İmparatorluğu’yla mücadeleye önem verdi. Osman
Bey, ilk önce Bizans tekfurunun elinde bulunan Eskişehir yakınlarındaki Karacahisar’ı, daha
sonra Bilecik, Yarhisar’ı ve İnegöl’ü alıp sınırlarını genişletti. Osman Bey’in kendisinden daha
güçlü Türk beylikleriyle dostane ilişkilerde bulunması ve Hristiyanlığa karşı kutsal savaşa
kendisini adaması yani gazâ için savaşması, diğer Türk beylikleri tarafından beyliğin
desteklenmesini sağladı.
Rumeli’ye Geçiş
Osman Bey’in vefatından sonra başa geçen Orhan Bey de babasının yolundan gidip Bizans
topraklarına seferler düzenledi. Osman Bey zamanında genişleme politikasının bir sonucu
olarak kuşatılan ancak alınamayan Bursa şehri, Orhan Bey tarafından 1326’da bir kez daha
kuşatılıp ele geçirildi. Orhan Bey’in Bursa’yı almasının ardından da Bursa şehri beylik
merkezi yapıldı.

Osmanli Devleti’nin Dogusu Ozeti Bursa zaferinden sonra Anadolu topraklarında kontrolü tam olarak sağlamak isteyen Orhan
Bey, Bizans’ın elinde olan İznik üzerine yürüdü. Kentin komutanı, şartlarının kabul edilmesi
üzerine 1331 yılında İznik’i Osmanlılara teslim etti. Orhan Bey, kenti geçici olarak beylik
merkezi yaptı ve burada ilk Osmanlı medresesini açarak bir kültür merkezi olmasını sağladı.
1337’de İzmit’in de ele geçirilmesiyle birlikte Bizans’a ait toprakların tamamını ele geçirildi.
Bizans’ın Anadolu’daki toprak kayıplarından sonra Orhan Bey, Karesioğulları’nın da yaşadığı
iç karışıklıktan faydalanarak 1345 yılında çıktığı seferle bu beyliği topraklarına kattı.
Karesioğulları’nın alınması, Anadolu Türk siyasal birliğinin kurulması için atılan ilk adımı oldu.
Ayrıca Karesioğulları’nın donanması da Osmanlılara geçmiş oldu.
Osmanlı ordusu, Bizans’ın Sırp ve Bulgarlara karşı mücadelesine destek olmak için
Rumeli’ye geçti. Bu geçişlerde kullanılan Çimpe Kalesi de Bizanslılar tarafından Osmanlı’ya
verildi. Çimpe Kalesi’nin Osmanlı’ya verilmesiyle birlikte Osmanlı ordusu Gelibolu’dan
başlayarak Balkanlara ilerleme fırsatı elde etti.

Osmanli Devleti’nin Dogusu Ozeti

Orhan Bey döneminde yapılan fetihler ve fethedilen yerlere Türk halkının yerleştirilmesiyle
(iskân ettirilmesiyle) ele geçirilen yerlerin devletin sınırları içinde uzun süre kalması
sağlandı. Bu dönemde bir kısım asker ve devlet memurlarına maaş yerine ve asker
yetiştirme karşılığında bazı toprakların vergi gelirlerinin toplama hakkının verilmesiyle “Tımar Sistemi” uygulanmaya başlandı. Sınırların genişlemesiyle devlet yönetimi orlaşınca Divanıhümayun kuruldu. Daha sistemli fetihler içinse yaya ve müsellem (atlı asker) adında ilk düzenli ordu kuruldu. Orhan Bey, yaptığı yeni kurumlarla beyliği devlete dönüştürdü. Orhan Bey’den sonra sırasıyla başa geçen padişahlar; I. Murat, Yıldırım Beyazıt, I. Mehmet ve II. Murat da Rumeli’nin fethine devam edip XV. yüzyılın ortalarında Orta Avrupa’ya kadar geldiler.

Osmanli Devleti’nin Dogusu Ozeti

Osmanlı’nın sınırlarının günden güne genişlemesiyle birlikte farklı milletlerden insanlar bir
arada yaşamaya başladı. Artan Hristiyan erkek çocuk nüfusundan faydalanmak için
Devşirme sistemi oluşturuldu. Bu sistemde Yeniçerilerin de yer aldığı Kapıkulu Ordusu
kuruldu. Şehirliler ve köylülerden oluşan halka reaya denilmekteydi. Köylüler, tarım ve
hayvancılıkla geçimini sağlamaktaydı. Reaya denilen kesim dışında bir de yönetici, asker, din ve ilim adamlarının oluşturdukları askerî kesim bulunmaktaydı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here